LELEVUN OLDUM





LELEVUN OLDUM

 
                                                                                            
 Pancarcida bir ceylan gördüm barda,
Aklım getti baştan,  lelevun oldum.
Tulum çaldi, zurna çaldi, mey çaldi.
Çırtik atti, hengem etti herkes; ben,
İşmar aldım kaştan, lelevun oldum.
 
Sarı saçlarını tökmişti beliné.
Bar oynarken değdi elim eliné
Né güzel uymuştu dilim diliné.
Alavi sardi da kapi bacayi,
Yandım o ateşten, lelevun oldum.
 
Burali değilmiş sordum öğrendim.
Birdenbiré çaluhlandım kaçlandım.
Kurban gibi tika tika toğrandım.
Bilmém şimdi né başşımi ağliyem?
Göz kör oldi yaştan, lelevun oldum.
 
Misafirmiş, getmiş... Gördün sén işi!..
Nayedécém… Olsa da yemém bişi.
N’olur yardım etsé bana bir kişi!..
Nelér istiyersin, vahtuli canan!..
Ayah kaydi taştan, lelevun oldum.
 
Her önüme çıhana oni sordum.
Kendimi köylérdén köyléré vurdum.
Durup dincelmédim né düşlér kurdum!..
Ayırd edemédim gece gündüzü.
Ayıldım bu düşten, lelevun oldum.
 
Asla unutamam, asla o yazi.
Tonğsam da férk etmiyerim ayazi.
Heç durmiyer, çaliyer yürek sazi.
Uyliyer duriyer, ibdin ediyer beni.
Oniçin o baştan, lelevun oldum.
 
Derdimden bir sinel gibi büküldüm.
Yumah gibi iplik iplik söküldüm.
Gazel vurdi yaprah yaprah töküldüm.
Andır kalsın yazi da bahari da…
Kurtul(a)madım kıştan, lelevun oldum.
 
Gezé gezé zerzebil oldum beçlandım.
“Gel, akılli ol!” diyenléré hersléndım.
Gün günden betér tuhaflaşıp terslandım.
Eycémén mukuzun oldum kaldım dibdé.
Férkım yoh bir ayyaştan, lelevun oldum.
 
 
Bir dediler ki: Cilavuz’da ohiyer.
Bir dediler ki: Halı kilim tohiyer.
Bir dediler ki: Gergef(e) nakış tökiyer.
Çarbadan oldum uzah yaban ellerde.
Haber yoh kurttan kuştan, lelevun oldum.
 
Karli, pusli tağlarda düştüm de yollara,

Başın alıp getmiş çohtan gurbet ellara



                        E.UZAKLAR

U Z A K L A R A
 
NE BİLEM
 
Tutsa da odlara atsalar beni
Yanar mıyım yanmaz mıyım ne bilem
Çıkarıp ateşten kurban etseler
Kanar mıyım kanmaz mıyım ne bilem

İşlese derinden yürek yarası
Işık gözlerinin gitse karası
Bir daha gelmese görüş sırası
Anar mıyım anmaz mıyım ne bilem

Kalabalık şu insansız bellerden
Betonlaşmış çirkin uzak ellerden
Asfaltlanmış geniş geniş yollardan
Döner miyim dönmez miyim ne bilem

Uzaklar'ı çocuk gibi ağlatsan
Ateş ile yüreğini dağlatsan
Yangınıma şu Çoruh'u bağlatsan
Söner miyim sönmez miyim ne bilem


E.UZAKLAR
"BULDUM" KÖZLEMELERİ
 
Dikenin gülünü buldum

Yakanın ilini buldum
Koştum ki söndürem belki
Yananın külünü buldum

Bitirdim dalda buldum
Yitirdim elde buldum
Aradım aşka çare
Bak işte dilde buldum

Aradım alda buldum
Kovanda balda buldum
Ben seni her anımda
Yanımda yolda buldum

Suyun gözünü buldum
Odun közünü buldum
Çok okudum yazdım da
Sözün özünü buldum

E.UZAKLAR
"VAR " KÖZLEMELERİ
 
Her toprağın bir taşı var
Her kurunun bir yaşı var
Araştır da bak ey dostum
Her gerçeğin bir düşü var

Her yanışın bir sönüşü var
Her gidişin bir dönüşü var
Unutmayın ey çocuklar ki
Her yokuşun bir inişi var


Her baharın bir güzü var
Her bir kışın bir yazı var
Aklından hiç çıkarma ki
Her gecenin gündüzü var

Her ırmağın bir akışı var
Her güzelin bir bakışı var
Düşün taşın yanıt bulursun
Her girişin bir çıkışı var

Her bir kulağın bir duyuşu var
Her bir ozanın bir deyişi var
Dinle bak ne diyor şu atasözü
Her yiğidin bir yoğurt yiyişi var

E.UZAKLAR
 
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol